2 January 2011 0 Comments

Beyaz Eşya Seçimi

Yeni bir beyaz eşya alırken ilk önce reklamlardan etkileniyor insanlar. Genellikle reklamarda sıklıkla gördükleri markaları tercih ediyorlar. Bunun dışında daha çok alt sınıfa hitap eden düşük fiyatlı ürünler sunan markalara yönelenler de oluyor. Bunlar genellikle alt gelir grubundaki insanlar oluyorlar. Özellikle ülkemizde hala beyazeşya fiyatları alt gelir grubu için yüksek seyrediyor. Asgari ücretle çalışan birinin eline pek çok buzdolabının fiyatının beşte biri bile zar zor geçiyor. Zaten bu da durumu gözler önüne sermeye yetiyor.Kimse bir buzdolabı için beş ay çalışmak istemez.

Ülkemizde de faaliyet gösteren yerli ve yabancı pek çok beyaz eşya firması var. İlk akla gelenler, Arçelik, Beko, Vestel, Bosch, Ariston gibi markalar. Bunların dışında da pek çok marka ülkemizde bulunuyor. Aslında beyazeşya pazarı ülkemizde rekabetin yoğun olduğu bir pazar. Hatta fiyatların da düşük olduğunu söyleyebiliriz. Sorun beyaz eşya fiyatlarının yüksekliği değil, halkın gelir seviyesinin aşırı düşüklüğü.

Bu durumda yeni bir beyaz eşya alacak kişiler çok çetin bir sınav vermek zorunda kalıyor. Spot mağazalarında artık üretilmeyen eski modelleri ya da ikinci el beyazeşyaları bulabiliyorlar. Ancak illa ki yeni bir eşya almak isteyenler bazı tavsiyelerde bulunmak istiyorum.

Alacağınız beyaz eşyanın güvenilir bir marka olmasına özen gösterin. Aksi halde ucuza aldığını beyaz eşya ileride başınızın çok ağrımasına neden olabilir. Bazı ucuz markalar kalitesi düşük malzemeler kullandığı için kısa sürede arızalanıyor. Bazı markaların sevis ağı yeterli değil. Bunlara özellikle dikkat etmek gerek. Güvenilir markaların alt gelir grubu için çıkardığı alt markalarına yönelebilirsiniz.

Ayrıca zaten zor geçindiğiniz için tutumlu olmanız da gerkli. A sınıfı ve A+ eşyalar diğerlerine göre önemli ölçüde elektrik tasarrufu sağlıyorlar. Az elektrik tüketen eşyalar alarak ilerde bütçenizin rahatlamasını sağlayabilirsiniz. İlk başta bu tür ürünlere biraz fazla para ödeyebilirsiniz, ancak uzun vadede sağladıkları tasarruf ile sizi kara geçireceklerdir, bundan kuşknuz olmasın.

İhtiyaçlarınızı iyi belirleyip ona göre eşya seçmek de çok önemlidir. Yalnız yaşıyorsanız ya da iki kişilik bir aile iseniz çok büyük buzdolaplarından ve çamaşır makinelerinden uzak durmanızda fayda var. Bu ürünler hem pahalı oluyor hem de fazla enerji ve su tüketiyorlar. Yani hem satın alırken hem de ilerleyen zamanlarda elektrik tüketimi açısından sizi dezavantajlı duruma sokuyorlar.

11 December 2010 0 Comments

Yeni nesil mobilyalar

Bu aralar mobilya üreticileri de biraz satitti mi ne. Bakiyorum da, acayip acayip tasarimlar. Yok be kardesim, nerede o eski güzelim ahsap islemeli koltuk takimlari, ayne çerçeveleri falan. Hersey metal ve cam. Bir tek metal ve cam olsa o da iyi, plastik resmen. Plastikten nefren ettiim kadar hiç bir seyden nefret etmem. Ama _unu da kabul etmek gerek, özellikle elektronik esyalar plastik olmali, tabi sertlestirilmis özel plastiklerden bahsediyorum.

Bu arada, gecenlerde bir perde gordüm. O kadar güzeldi ki, bir an kendimi pazarl1k yparken buldum içeri ne zaman girdiimi bile bilmiyorum. Ancak hiçbir perdeye 2000 TL verilmez. NE olursa olsun verilmez, salak miyim ben….

10 December 2010 0 Comments

Apartmanlarda hayvan besleme

Apartmanlarda hayvan beslenilmesine neden insanlar bu kadar itiraz ediyor anlamak mümkün degil.

Geçen gün bir arkadasim köpegini bir baska arkadasima vermek zorunda kaldi. En azindan yeni bir ev bulana kadar. Benim tavsiyem üzerine müstakil evlere bakacaklar. Ancak bu durum çok can kötü aslinda. Hem köpek için de travmatik bir durum. Ancak yapack birsey yok.

5 November 2010 0 Comments

Yatak Seçimi

Yatak alırken pek çok noktaya dikkat etmek gerekir. Bunlardan en önemlisi yatağın rahatlığıdır. Yatak kesinlikle konforlu bir uykuyu sağlamalıdır. Aksi takdirde var oluş amacını tam olarak yerine getirememiş olur.

Uyku konforu söz konusu olduğunda ise, öncelikle bunu sağlayan temel etkenlere bakmak gerekir. İlk olarak yatağın ortopedik olmasına bakabilirsiniz. Ancak ortopedik yataklar konfordan çok sağlıklı bir uykuyu vaat eder. Yani vücudunuza, omurganıza destek olarak, sağlıklı bir şekilde durmasını sağlayan yataklardır. Ancak bu konfor demek değildir. Konfora elbette ki katkısı vardır. Ancak bazı ortopedik yataklarda kullanılan yayların, insanı rahatsız edecek kadar sert olabildiği de bir gerçek. İnsan şöyle bir gömülmek istiyor yatağa ( omurgası her ne kadar yay çizse de bu pozisyonda ) ve kendini öyle rahat hissediyor. Burada yay  sertliğinin önemi apaçık ortada.

Yataklarda kullanılan kumaşın kalitesi de çok önemli. Teninizle temas ettiğinde kesinlikle hoş bir his vermeli. Tabi ki antibakteriyel özelliğe sahip kumaşlar oldukça sağlıklı, ama o yumuşak hissi verebiliyorlar mı? Verebiliyorlarsa bu kesinlikle mükemmel olacaktır. Dikkat edilmesi gereken önemli bir husustur. Mümkün olduğunca antibakteriyel ve de insana rahatlık veren bir dokuya sahip kumaşlar ile yatak kaplanmış olmalıdır. Ayrıca hemen belirtelim, eskiden antibakteriyel yatak mı vardı? Aşırı bakteri ve mikroplardan uzak durma eğilimi bağışıklık sistemini zayıflatır. Zaten o kadar da bakterilerden ve mikroplardan kaçmamıza imkan yok. Bu nedenle sadece antibakteriyel diye rahatsız edici bir örtüye sahip yatak almak çok hatalı bir davranıştır.

Yatakların boyutları da çok önemlidir. Boyunuza uygun bir yatak olması gerekiyor. Ayrıca kullanılan yaylar da çok kaliteli olmalı. Yaysız yataklar da mevcut tabi ki. Alternatif olarak seçebilirsiniz.

Ülkemizde İstikbal, Yataş vb pek çok firma dünya standartlarında hazır yatak üretip müşterilerine sunuyor. Ancak ismi çok popüler diye sakın doğrudan karar vermeyin. Biraz gezin, aksi halde rahat etmeyeceğiniz bir yatak almış olursunuz. Hem para verirsiniz hem de rahat bir uyku çekemezsiniz.

2 November 2010 1 Comment

Evinizi Güzel Bitkiler İle Süsleyin

Bitki beslemeyi seviyorsanız evinizde birkaç güzel bitki besleyerek hem kendinizi mutlu hissedebilirsiniz hem de evinizi daha güzel bir hale getirebilirsiniz. Bitki beslemek o kadar da zor bir iş değildir. Bununla birlikte, her bitkinin bazı özel istekleri vardır. Kimi gün ışığına ihtiyaç duyarken kimi bitkiler daha loş ortamları severler. Ayrıca hangi tür toprak istedikleri, ne kadar büyük bir saksıya ihtiyaç duydukları be ne sıklıkla be nasıl sulanması gerektiği gibi konularda, bitki beslemek isteyenlerin bir şeyler öğrenmesi faydalı olacaktır. Ancak pek çok kişi malesef bitki beslemeye başladığında bu konuda pek bir araştırma yapma ihtiyacı duymaz. Pek çok bitki bu nedenle olması gerektiği gibi serpilip gelişememiş, hatta kurumuştur.  Beslediğiniz bitkiyi önce tanımanız gerekir. Unutmayın ki onlar da canlıdır ve istediklerini vermezseniz size küserler.

Evinizde besleyeceğiniz bitkileri çiçekli ve çiçeksiz olarak iki temel sınıfa ayırsak pek hata yapmayız. Çiçekli bitkiler çiçek açtıklarında, özellikle de iyi bakılmış bir bitki ise, muhteşem bir görüntü oluşacaktır. Hatta bazı çiçekler oda parfümü kullanmanıza gerek bırakmayacak, evinize girdiğinizde misler gibi, üstelik de doğal bir parfüm ile karşılaşacaksınız. Ancak çiçeklerin solup döküleceğini ve solmuş çiçeklerin sık sık temizlenmesi gerektiğini unutmayın.

Çiçek açmayan bitkiler de oldukça güzel koku yayabilir. Pek çok bitki çiçek açmasa da, salgıladıkları bazı kimyasallar ve reçineler ile bulundukları ortama kendilerine has bir koku yayarlar. Ancak özellikle astımlı kişileri bu kokular ve çiçeklerin polenleri rahatsız edebilir.

3 July 2010 0 Comments

Avizelerin Gizemi

Efendiiim, bendeniz bir salak oğlan. Geçen gün Galeria’ ya kadar gitmişim ne işim varsa. Uzun zamandır gitmiyordum. Neyse efendim, orada bir adet kristal avize görmez miyim. Adeta avize bana piskolojik baskı yaptı efendim. Tabi gittim, 500 TL’den biraz daha fazla parayı bayılıp, kodumun avizesini aldım. Aldım da ne işe yaradı? Hiç. Yolda tüm kristalleri döküldü. Eve gelince de benim hatun avizeyi görünce başımın etini yemez mi. Bi kodum ağzının ortasına, amele sümüğü gibi duvara yapıştı kaldı. Sonra da ağlayıp anasının evine gitmez mi? Eeee, bende hatun çok birader. Para var huzur var demişler. Boşuna değil di mi ama. Bu devirde hatun derdi mi çekicez. Neyse, ben aldım bu avizeyi, teker teker kristallerini taktım, bi astım ohhhh… Açmışım bi de biramı ki,, amaaan değmesinler keyfime valla. Yok böyle bi ışık, yok böyle bi neşe. Salon salon değil, Topkapı sarayı A.Q. Hahaha…. Devam edecek, beni takip edin.

30 June 2010 0 Comments

Evde Dekorasyon

Evde Dekorasyon

Ev dekorasyonuna başlamak gerçekten zor bir iş. Her şeyden önce, tüm detayları iyice düşünmek gerekiyor.

Duvarların renginden boya ya da duvar kağıdı çeşidine, kartonpiyer, alçıpan ya da stropyier çeşitleri, yer döşeme çeşitleri, fayans seramik türleri vb. Tüm bunların dışında kapı, pencere vs detalyarı da hallettikten sonra sıra eşya seçimine geliyor. Mutfak ankastre mi olacak, salon nasıl olacak, duvarlardaki tablolar, halı rengi. İşin açıkçası ister beyaz eşya olsun ister normal, tüm eşyaların seçimi ayrı bir uzmanlık gerektiriyor. Zaten bu nedenle sadece dekorasyon üzerine uzmanlaşmış kişiler var. Sırf bu yüzden iç mimarlık diye bir bölüm var.

İşte ben de bu bloğumda sizlerle dekorasyon alanındaki deneyimlerimi paylaşmak istedim. Umarım güzel bilgi paylaşımları sağlayabiliriz.